
Ücretli öğretmenlik meselesine daha önce yazdığımız konularda değinmiştik. Yıllardır süre gelen bu mesele, çözülecek gibi görünmüyor. Gerek ücretli öğretmen maaşları, gerekse bu durumun eğitim açısından tutarsızlığı herkesi endişelendiriyor. Uzun zamandır Milli Eğitim Bakanlığı’nın yaptığı atamalar bu soruna halen bir çözüm bulmuş değil.
Ücretli öğretmenlerin aldığı maaş ve ellerinde bir güvencesi olmayışı, hem genç yaştaki genç öğretmenlerimizin canını sıkıyor hem de onların eğitim öğretim faaliyetlerine katarken zorlanmamıza sebep veriyor.Peki, ücretli öğretmenler nöbet tutar mı ? Ücretli öğretmenlerin nöbet tutmasına dair bir mevzuat maddesi bulunmuyor. Ama Milli Eğitim, bu konuyu pek önemsemeden, okul müdürlerinin ücretli öğretmenlere verdiği nöbet görevlerine sesini çıkarmıyor.
Nöbet görevinin gerçekten zor, zahmetli ve sorumluluk yönü bu konuya daha çok zaman ayırmamıza sebep oluyor. O gün , tüm okuldaki öğrencilerden sorumlu olmak ayrı bir konu, o çocukların başına bir şey geldiğinde bizim yasal olarak sorumluluğumuz ayrı bir dert. Okul müdürleri, mevzuatı bildikleri halde elinde olmayan imkanlardan ötürü de biraz nöbet görevi verme mecburiyetinde diyebiliriz.
Yıllarca yapılan atamalara rağmen, halen öğretmen açığının olması da nöbet görevinin ücretli öğretmenlere verilmesi için bir neden. Mevzuat’a göre verilmemesi söylense de uygulama olarak hiç öyle görünmüyor. Bu durumdan ötürü de okul idaresi elinde olmayan sebeplerle, nöbet görevini ücretli öğretmene vermeye mahkum oluyorlar.